İşin Mutfağından

05.07.2020 | Ayhan ARTAR

Ülkeyi Yönetenlere, Sektör Temsilcilerine ve İşletme Sahiplerine Açık Mektup: Neden Verimlilik ve Kalite?

07 Nisan 2020 tarihinde MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman KAAN, video konferans yoluyla Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan GÜLDAĞ ’ın sorularını yanıtlarken söylemleri dikkat çekiyor. Başkan KAAN, “Sermaye stoku önemli, bu olmadığında gücünüzü oluşturacak alt yapınız yok demektir. Parayı dışarı değil, üretime aktaracaksın…” tespitini yapıyor.

Başkan Kaan ayrıca “Biz açıklamalarımızda sürekli üretim, yatırım ve ticaretin uyumundan bahsederiz. Ülkemiz sermaye kesiminde bir blok olmaktan ziyade, plansız, çok başlı, dağınık ve şoklara karşı dayanıksız bir şekli var… Yeni bir modele geçmemiz lazım…”

Yeni bir model ihtiyacı gündeme geldiğinde, getirildiğinde kalkınmanın verimlilik ve kalite boyutlarını hatırlatmakta fayda olacaktır.

Verimlilik, süreçlerden ve kaynaklardan tüketicilere, çalışanlara, işverenlere, işletme sahiplerine ve genel olarak topluma değer yaratılması anlamına gelmektedir. Verimliliğin bu geniş tanımı kalite ile arasındaki yakın ilişkiyi ortaya koymaktadır.

Verimlilik, üretkenliği belirleyen temel faktörlerden biridir. Daha yüksek verimlilik, eşit miktarda kaynakla daha fazlasını elde etmek veya aynı girdiden hacim ve kalite açısından daha yüksek çıktı elde etmek anlamına gelir. Basitçe söylemek gerekirse, verimlilik bir şeyi yapmak veya istenen sonucu elde etmek için enerji, para, çaba, malzeme ve zaman tasarruf etme yeteneğidir.

Ülkemizin istikrarlı ekonomik büyümesinde ve rekabetçi olmasında verimlilik kilit bir kaynaktır. Verimlilik ve kalite göstergeleri uluslararası karşılaştırma ve performans değerlendirmeleri için temel istatistiksel bilgi sağlar.

Verimlilik ve Kalite birbirini besleyen bir olgudur. Ürün/hizmet kalitesi, tüketici gereksinmelerini olanaklı en az kaynak kullanımı ile karşılamayı amaçlayan tasarım, uygunluk ve kullanım kalite boyutlarının bir bileşimi olup, nicel ve nitel olarak ifade edilen öğelerin toplamıdır.

Peki neden sürdürülebilir sağlıklı bir kalkınma için verimlilik ve kaliteyi ekonomik kalkınmanın temel odağına almıyoruz; durum değerlendirmesi yapmıyoruz? Eksiklerimizi, geliştirilebilir alanlarımızı ve yapılması gerekenleri tartışmıyoruz…

Maalesef ülkemiz ekonomisini, sektörel gelişimleri ve tüm alanlardaki hizmetleri verimlilik ve kalite boyutlarında analiz etmiyoruz. Kamuoyu sadece genel geçer ifadeler ile meşgul ediliyor. Nitelik ve nicelik değerlendirmeleri yok. Verimli ve kaliteli ürün ve hizmet üretimi olmadan gelişmiş ülke olamayacağımız da aşikâr. Sözde güzel ama özde verimlilik ve kalite bilinçlenmesini ve bilgilendirmesini ürün ve hizmet üretimi bağlamında unutuyor veya unutturuyoruz.  Neden bu konular farklı ortamlarda gündeme gelmiyor? Gelişmişlik düzeyimiz sebep sonuç ilişkisinden mi ibaret?

Bu hususta Şubat 2020’de yayınlanan “33 Vaka ile Kurumsal Gelişim” kitabının 33. vakasını okumanızı öneririm. Ülkenin verimlilik merkezinin yavaş yavaş nasıl ortadan kaldırıldığını okuyacaksınız. Farklı dönüşümlerden sonra 10 Temmuz 2018 tarihinde Verimlilik Genel Müdürlüğü “Sanayi ve Verimlilik Genel Müdürlüğüne dönüştürülmüştü. Son organizasyon değişikliği ile Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğü olarak yeniden yapılandırıldı. Fakat bu yeni Genel Müdürlük altında herhangi bir bilgilendirme yok. On yıl Milli Prodüktivite Merkezi bünyesinde çeşitli araştırma, yayın, verimlilik sistem yapılandırmalarında uzman ve yönetici olarak görev yapmış birisi olarak bu durum içimi sızlatıyor.

Yeni ve meşakkatli bir dünya bizi bekliyor. Sağlıklı bir gelişim istiyorsak ülkeyi yönetenlerin, sektör temsilcilerinin ve işletme sahiplerinin aşağıdaki sorulara somut cevaplar araması ve çözümler getirmesi elzem bir koşuldur.

  • Kamu ve özel sektör kurumlarında verimlilik ve kalite yönetim sistemi var mı? Bu bağlamda durum ve gelişim raporları hazırlanıyor mu?
  • Ülke kaynaklarını gereksiz yere kullanıyor muyuz? Kaynak israfından kaçınıyor muyuz?
  • Ürün / hizmet üretimi artırılırken, üretimde kullanılan kaynaklar en uygun şekilde kullanılıyor mu? Raporlama yapılıyor mu? Somut kriterler ve objektif değerlendirme ile ödüllendirme var mı?
  • Ülkemizin ve kurumların stratejik boyutlarını, amaçlarını ve hedeflerini belirlerken verimlilik ve kalite göstergeleri göz önünde bulunduruluyor mu? Bu göstergeler iş hedeflerinin belirlenmesinde rehber olarak kullanılıyor mu?
  • Verimlilik ve kalitenin ekonomik ve sosyal kalkınma üzerinde var olan etkisi nedir? Ölçülüyor mu? Ölçülüyor ise sonucunda bir eylem yapılıyor mu?
  • Tutku ile sevdiğim güzel ve yalnız ülkemin verimliliği ve kaliteyi esas alan politikaları daha iyi çalışma hayatını, katılımı, piyasa ekonomisi prensiplerini, kişisel girişimciliği, yenilikçi olmayı ve insan kaynaklı yönetim biçimlerini ve uygulamaları teşvik ediyor mu?
  • Verimlilik artırma, kalite iyileştirme ve geliştirme amaçlı tüm eylemler kurumsal gelişimi artırıcı bir nitelik taşıyor mu?
  • Ürünlerimiz ve/veya hizmetlerimiz yurt içi ve dışı müşterilerin istek ve gereksinimlerini karşılayabiliyor mu?
  • Ürün ve hizmet üretim tarafında talep edilen veya müşterinin ihtiyaç duyacağı ürün/hizmetleri üretebiliyor muyuz?
  • Verimliliğin artırılması ve daha iyi kalitede ürün/hizmet üretimi amacıyla yüksek kaliteli kaynakların ve süreçlerin kullanımını söz konusu mu?
  • Verimlilik ve kalitenin toplumsal amacı olarak ülkeyi yönetirken refahın adil biçimde dağılımının, sağlam işçi-işveren ilişkilerinin ve çalışan katılımını sağlayacak kurumsal gelişim müdahale araçlarının farkında mıyız? Ne yapıyoruz?
  • İstikrarlı bir karlılık ve rekabet gücü açısından verimlilik ve kalite disiplini ile çalışmanın bir zorunluluk olduğunun farkında mıyız? Yoksa unutuyor muyuz?
  • Kalite deyince sadece ürünlerin ve hizmetlerin kalitesini mi anlıyoruz? Bütün iş, hizmet ve üretim sistemlerinin, süreçlerinin ve unsurlarının kalitesini de göz önüne alıyor muyuz?
  • Verimlilik hem nicel hem nitel boyutları olan bir kavram olarak ülkemizde bir yaşam felsefesi midir?

Yeni bir modele geçebilmek için sağlıklı bir tanımlama gerekiyor. Konu uzmanı yurdum insanlarına sorumluluk vererek yukarıdaki sorulara cevap aramalı ve çözümleme yapmalıyız.

Geçmişte de örnekleri olduğu üzere her konuda fikri olan ve ortaya konuşan kişiler ile ancak zaman kaybederiz.

Tanımlama yapmadan çözümleme yapamayız. Çözümleme yapmadan da somut öneri getiremeyiz.

Umudum çözümleme ve somut katkı yapabilecek insan varlığımızın var olmasındadır.

 

Saygılarımla,

Dr. Öğr. Üyesi Ayhan ARTAR
AA Kurumsal Gelişim Hizmetleri A.Ş.

Ayhan ARTAR, çalışma yaşamı boyunca kurumsal gelişim ve büyüme altında stratejik planlama ve kontrol, iş geliştirme ve basitleştirme, verimlilik ölçümü ve performans yönetimi, eğitim ve gelişim; maliyetlendirme ve fiyatlandırma uygulamaları konularında hizmet vermiştir.

Çalışma konularında basılmış uygulamalı eserleri ve makaleleri bulunmaktadır.